|
Eyup Altunsoywrote:
Akıl , Haya ve İman
Cebrâîl aleyhisselâm, aklı, hayâyı ve îmânı Âdem aleyhisselâma getirdi. Ve dedi ki, (Yâ Âdem! Allah’u-teâlâ hazretleri selâm eder, sana getirdiğim şu üç hediyenin birini kabûl etsin dedi.) Âdem aleyhisselâm aklı kabûl eyledi ve Cebrâîl aleyhisselâm, îmân ile hayâya, (siz gidin) deyince, îmân dedi ki, (Allah’u-teâlâ hazretleri bana emr eyledi ki, akl nerede ise, sen de orada ol!) Ondan sonra hayâ da aynı şekilde, Allah’u-teâlâ tarafından emr olunduğunu beyân ederek, her ikisi, akıl ile berâber Âdem aleyhisselâmda kaldılar. Binâenaleyh Allah’u-teâlâ kime akıl verirse, hayâ ile îmân da onunla berâberdir. Aklı olmayanın ne hayâsı ve ne de îmânı bulunmaz. Birgün Hasen-i Basrîye “rahime-hullahü teâlâ” bir kadın gelerek sordu: (Yâ imâm! Din temizliği nedir? Din cevheri nedir. Din hazînesi nedir?) Hasen-i Basrî “rahmetullahi aleyh” cevâben, (Siz söyleyin biz dinleyelim) dedi. Kadın, (Din temizliği abdest almaktır. Din cevheri, Allahü teâlâdan korkmak ve hayâ etmektir. Din kuvveti ise, namâzdır. Çünkü, Hak teâlâ hazretleri, hayâ eden kulunu medh eylemiştir. Din hazînesi ilmdir. Çünki, her kimin abdesti olmazsa, dîni temiz olmaz. Her kimin hayâsı olmazsa ve Allah’u-teâlânın korkusu olmazsa, onda dînin cevheri olmaz. Her kimin ilmi olmazsa, dînin hazînesi olmaz) dedi. Hasen-i Basrî “rahime-hullahü teâlâ” bu kadının sözüne hayrân olarak, hak söylediğini tasdîk eyledi. Îmân beş katlı bir kaleye benzer. Birinci katı altından, ikinci katı gümüşten, üçüncü katı demirden, dördüncü katı tunçtan ve beşinci katı ise bakırdandır. Bakır dediğimiz kat, edebdir. Bir kimsenin edebi olmazsa, herhâlde o katdan şeytân geçer. Şâyet edebi olup, şeytânı o katdan geçirmezse, o kimsenin îmânı kurtulur. Demir dediğimiz sünnettir. Tunç tabakası dediğimiz, farzdır. Gümüş tabakası dediğimiz, ihlâsdır. Altın tabakası dediğimiz Allahü teâlâ hazretlerine yakınlıktır. Her kimin edebi varsa, sünnete yol bulur, ihlâsı varsa Allahü teâlânın sevgisine kavuşmağa yol bulmuş olur. Bir kimse âdâbı gözetmezse, ya’nî edebi olmazsa, sünnete yol bulamaz. Sünneti tutmayan kimse, farza yol bulamaz. Farzı tutmayan da, ihlâsa yol bulamaz. Her kim verdiğini Allahü teâlâ hazretlerinin rızâsı için verirse ve sevdiğini de, Allah için severse ve düşmanlığını da, Allah için yaparsa, o kimsenin îmânı temâm olur. Ahlâkı güzel olanın da, îmânı kâmil olur. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz buyururlar ki, (Sizin îmânen mükemmel olanınız, ahlâken güzel olup, insanlara iyilik yapanlardır.) Zîrâ, Hak teâlâ hazretleri Kur’ân-ı kerîmde buyurur ki: (Muhakkak sen yüksek bir ahlâk üzerindesin.) Ya’nî, Allahü teâlâ hazretleri Habîbinin “sallallahü aleyhi ve sellem” ahlâkını medh eylemiştir. Bir kimsenin ahlâkı güzel olsa, Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” ahlâkı ile ahlâklanmış olur ve Onun yolunu tutmuş olur. Korktuğundan kurtulup, istek ve arzûlarına kavuşur ve hakîkî mümin olmuş olur. Bir kimsenin aklına gayri meşrû’ bir şey gelse, onun harâm olduğunu bilmek de îmândandır. Eshâb-ı kirâm “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” sordular: (Yâ Resûlallah! Kalbimize fenâ şeyler gelirse ne yapalım?) Buyurdu ki: (Kalbe iyi şey de gelir; fenâ şey de gelir. Fenâ şeylerin fenâ olduğunu bilmek ve anlamak da îmândandır.) Eğer îmânın kâmil olmasını istersen, kendini Müslümanlardan yüksek görme! Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdular ki: (Bir kişi îmânının kemâlini isterse, kendine insâf versin [ya’nî tevâzu’ üzere hareket eylesin] ve fakîr olduğu hâlde sadaka versin! Bu iki huy, îmânı kâmil derecesine yükseltir.) Müstehcen Resimler Ve Görüntüler 1. İnsanın içindeki iyilik hücrelerini öldürür. 2. Şehvetini azdırır. 3. Meleklerimizin moralini bozar ve bize dua etmelerine engel olur. 4. İnsanın kendisine karşı saygısını azaltır. 5. İradesine karşı güvenini sarsar. 6. Hafızayı zayıflatır. 7. Kalbi meşgul eder ve kararmasına yol açar. 8. Şehvet, insana verilmiş emanettir. Emanete sadakat gerektir. Şehvet emanetini meşru yollardan tatmin etmek gerekir. Bunun en güzel yolu da evliliktir. Gençlere bir an önce evlenmelerini, zamanı gelmiş evliliği dünyevi gerekçelerle ertelememelerini tavsiye ederim. Size de... Bu tür kerih görüntüler, ileride gerçekleşecek evliliğin gizemini de azaltır. Bütün bu zararları göz önünde tutunca aklı selim bu tür kerih görüntülerden ve müstehcenlikten uzak durmayı emreder. Siz de irade sınavında bu savaşı kazanmak için gayret edin. Bunun bir iç cihat olduğunu unutmayın. Rabbim, nefsi emmarenin kötülüklerinden hepimizi korusun.
June 30
|
|
|
tam35 hardwrote:
comertk@hotmail.com hadi katıl bana.
Apr. 30
|
|
|
---------------------------------------------------------------------------------
Gitmek zorunda oldukları için gidenlere değil sözüm,aşkı oyun sananlara,sadece kendilerinde yürek olduğunu sananlara...Kendi mutluyken geride kalanları görmeyenlere, gözü kör olanlara.. Sizler asla,sebepsiz yere gidişinizden,havada kalmış bahanelerle terkedişinizden sonra arkanızda yalnız kalanların acıklı durumuna şaşırmayın.Anlayışsız ve duygusuz olanlarınızı gördük,tanıyoruz.Biz gidişinizin ardından biz içi acıyanlar,elbette bunu da atlatır ve tertemiz yüreğimizle bunları da aşarız.Ama siz bocalayın kararsızlığınızda ve ciddiyetsizliğinizde.. Hele benim için ne cok ağlayan var,peşimden koşan ne cok diye hiç kibirlenmeyin.Öylelerinizi de gördük..Yalnızlık bir gün sizi öyle bir bulur ki kalabalıkta bile içinizde onu hissedersiniz,ama o gün geldiğinde alaya aldıklarınız da olmayacak yanınızda artık.. Gönlünüzü herkesin çekim kuvvetine vererek,canınızın istediğine istediğiniz zaman yakınlaşıp,istediğiniz zaman uzaklaşıp terkederek,başkalarının duygularını hesaba katmadan hareket edenler,size gelince,bu yaptıklarınızı dünyayı etrafınızda döndürmek ve güçlü olmak sanmayın..Asıl güçlü olmak savaşabilmektir.Ama aciz olduğunuzu gördük..Çünkü gerçekten sevmenin ne olduğunu bilemezsiniz. Unutmayın,böyle aşk oyunlarıyla zaman gecirenler,arkanızda bırakarak hiç uğruna terkettikleriniz kaybetmedi siz kaybettiniz.Ardınızda kocaman yürekleri bırakarak sahte heveslere koşmanız size elbet bir gün zarar verecek. Unutmayın,kız ya da erkek olun,siz değilsiniz söz verip tutmayarak bıraktıklarınızı ağlatan..Sizlerin içlerinde açtığınız yaralardan dolayı gözyaşı döker onlar,size değil.O yaralar kapanmayacak,binbir sancıdan,bunalımlar ve kaçışlardan sonra kapansa da her daim sizden sonra hayatlarına girenlere güvensizlik olarak gözüken yara izleri haline gelecek.İşte bunun için ağlar sebebsiz yere bıraktıklarınız... Öyleyse anlayın bunu aşk oyunu oynayanlar..Geride gözleri yaşlı kalanlar değil siz,sonsuza dek kaybettiniz..!!! -ALINTI-
Mar. 20
|
|
|
Eyup Altunsoywrote:
Yalvaralım O mühür sahibine...Ve O'ndan yardım isteyelim...
Bir selam verelim...Bir salâvat getirelim... Bir gönül rızası alalım...Bir cümle yazalım... Ve ne yaparsak, Allah için yapalım... Bir gül yetiştirelim...Bir gece olalım ... Bir gündüz çağıralım...Bir kandil yakalım... Bir mum ışığı olalım...Bir düş kuralım... Bir mecnun çağıralım Bir Bilal olalım... Ve göğsümüzde taş yeşertelim... Bir Sümeyye olalım... Ve kalbimizde ağırlayalım ,acımasız mızrakları... Bir Filistin''li olalım...Bir tankın altına yatalım... Bir Çeçen olalım...Sevdamıza koşalım... Ve ölümü sevelim... Ve biz, Müslüman olduğumuzu UNUTMAYALIM !!! Evet Kardeşim... Artık sıra sende... Ne yaparsan yap; Bu Cuman Allah’u-teala için olsun. İbadetinizi Makbul, Dualarınız kabul eylesin Rabbim. Yüreği baharı beklerken, Kıştan kalan hüzünler serpilmiş gül aşığı, Ruhun hangi rüzgarın ardında titriyor bilemem, Bilki kırık dökükte olsa avuçlarınıza bıraktığım DUA larım var, Bilinki yüreğiniz yandığında, yanan başka yüreklerde var, Bir damla suya hasret, bir parça sevgiye hasret yanan yüreğimle.. Ya Rabbi! Bizleri yolundan ayırma! Gönlümüzü dünyalık şeylerin sevgisinden, gözümüzü bize haram kıldığın şeylerden uzak eyle! Yarattığın herşeyi bize sevdir, fakat yaradılana kapılıp Yaradan'ı unutmaktan bizleri koru! Hazreti Muhammed ahlakını, Hazreti Süleyman saadetini, Hazreti Eyyub'un sabrını, Hazreti Yusuf'un güzelliğini, Hazreti Hamza'nın cesaretini, Hazreti Ömer'in adaletini, Hazreti Osman’ın edebini, Hazreti Ali'nin bilgisini ve 124 bin peygamberin duasını seninle beraber eylesin Rabbim. Selam, sevgi, saygı ve dua ile, Hz.Peygamberimizin Doğum Günü Olan Mevlit Kandiliniz Mübarek Olsun..
Mar. 11
|